
Mutluluk ya da neşe, bilimsel olarak bir bireyin kendini ihya etmiş, huzurlu ve iyi hissettiği bir ruh hali olarak tanımlanır. Bu duygu, hem bireysel hem de çevresel etmenlerden etkilenen, İnsanların yaşamdan beklentilerini, yaşam koşullarını, sosyal ilişkilerini ve fiziksel sağlıklarını içeren bir duygu bütünselliğidir. Mutluluk kimilerine göre maddesel, materyelsel kazançların bıraktığı bir haz, kimilerine göre aşkın ruha terennümü ve kimilerine göre de içsel bir doygunluk hali olarak ifade edilmiştir.
Filozoflar da mutluluğun anlam arayışına girmiş, mutluluğu anlamlandırmaya, şekillendirmeye çalışmışlardır. Örneğin Sokrates mutluluğu; ‘doğru eylemler yoluyla bireyin kendisini gerçekleştirmesi’ olarak ifade ederken, Antihenes ‘insan yaşamının amacının mutluluğa erişmek olduğu, fakat insanın mutluluğa erişebilmesi için de, hazlarının peşinden koşmaması gerektiğini söyler.
Geçmişten günümüze hep şarkılara, sosyal bilimlerin araştırmalarına konu olmuş bu kavramın gerçek manasını nasıl ifade edilebilirliğine fikir belirtmek gerekirse, ‘’insanın mutluluğu yakalaması için kendi nefsani arzularının esaretinden kurtulması gerektiğinin kanaatine varırız. İnsanları en fazla mutsuz eden duygu durumların altında hep nefsani hazlarını tatmin etme yarışı yatar. Mal biriktirme mevki kapma, modernimize adapte olmaya çalışma vb. eylemlerimizin hepsinde hazlarımızı tatmin etmenin bir yansıması vardır. Oysa mutluluk, bireyin iyi olma halini ifade eder. Ruhun derinliklerinde saklanan doğru meşguliyetlerin, fıtrata uygun davranışların doğru menkıbeler-olaylar dizimininin sonucunun ruha, bedene Allah tarafından bahş edilme durumudur. Mutlu insan erdemli insandır. Mutluluğu eşyada aramak, beşeri aşklarda aramak, eğlencede aramak, yeme içmede aramak, gezme -tozmada aramak beyhude bir arayıştan öteye gitmez.
Mutluluk, bireyin insan-i kâmile ulaşma gayretidir. İnsanın hamisi olduğu bütün duyguların, Allah’ın yaratılış kodları çerçevesinde eyleme dökme serüvenidir. Mutluluk, yaratıcıya koşuluşuz imanın verdiği özgürlük payesidir. Ruhunu manevi iklimlerde seyahate çıkaran kişi mutluluğun anahtarını bulmuş demektir. Sağlıklı bir ruh, sağlıklı davranışların örüntüsüdür. Zihnimizi doğru beslersek bizi mutluluğa; yanlış beslersek bizi hüzüne, kedere hapsedeceğini unutmamak gerekir.
Hülasa; nefs -i emaresinin köleliğinden kurtulup, ona efendi olan insan mutlu insandır.
SEFER BAŞTİN